YENİ TARİF

ekşi maya-doğal maya ile tam buğday ekmeği tarifi

Resim
doğal mayalı ekmekekşi maya ekmektam buğday ekmeğiekmek tarifiEvde ekmek yapmak ilk defa deneyecekler için külfetli bir işmiş gibi gelebilir ama zamanla ve alışkanlık kazandıkça çok keyif alabileceğiniz ve vazgeçemeyeceğiniz bir şey. Özellikle de ekşi maya ekmek yapmak daha da zordur. Ekşi mayayı kontrol etmek, yaşatabilmek, beslemek ve aktif halde kalmasını sağlamak çok dikkat ve çaba gerektiriyor. Hatta bizim evde ekşi maya sanki bir evcil hayvanmış gibi muamele görüyor. … besledin mi, gazını aldın mı gibi diyaloglar hiç eksik olmuyor. Hatta uzun süreli gezilerde sırf mayamız ölmesin canlı kalsın diye yanımızda götürdüğümüz bile oluyor.Bu aşamada bu lafları söyledikten sonra eski kuşakların değerini daha iyi anlıyor insan. Teknolojinin henüz gelişmediği, ilkel gıda koruma koşulları altında bunları yapabilmek gerçekten saygıyı hakkediyor.
Tam buğday ekmeği, doğal, rafine edilmemiş, hiçbir katkı içermeyen tam buğday unu ile yapılan ve buğdayda bulunan bütün liflerin ve besin unsurları…

iftar sofraları ve davetleri 3

iftar sofraları ve davetleri 3

Bugün, iftar sofraları ve davetleri ile ilgili paylaşımlarımızın üçüncüsünü yayınlıyoruz.
Ramazan ayı boyunca, bildiğimiz ve becerebildiğimiz kadarıyla ramazan ve iftar sofrası ritüelleri ve gelenekleri ile ilgili  bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağız. 
Umarız beğenirsiniz.


gulaş çorbası



“Sultan Mahmut devrinin ünlü Şeyhülislamlarından Dürrizade’nin şikemperverliği, ( ŞİKEMPERVER; damak tadına ve boğazına düşkün, lezzetsiz bir yemeği yemek yerine aç
kalmayı tercih eden, yani güncel deyimle "GURME".) pek meşhurmuş.
Padişah, Ramazan ayı içinde bir gün akşama Şeyhülislâmın konağı önünden geçerken padişah birdenbire arabayı durdurmuş ve konağa girmiş.
Padişahın şereflendirdiğini gören Şeyhülislâm padişahı karşılamış ve esasen iftar zamanı da yaklaşmış olduğundan sofralarını şereflendirmesi için padişahtan rica etmiş.
Çorbası, eti, sebzesi yendikten sonra, sofraya altın sahanla pilav ve küçük adi cam kâselerle de hoşaf gelmiş. Çok nefis olan hoşaf da iştahla ile içildikten sonra altın leğen ve ibriklerde eller yıkanmış ve tam sofradan kalkılacağı sırada padişah Şeyhülislama dönerek: “- Efendi, yemeklerinin nefasetine Allah için hayranlıktan başka diyeceğimiz yoktur. Fakat bu arada çözemediğim bir mesele var, şunu bana izah eder misin? Gümüşten aşağı düşmeyen bu zengin ve tantanalı sofra takımlarının arasında o canım hoşafı koyacak güzel kristal bir kase bulamadın da mı o adi cama benzeyen şeylere koydun a efendi!” demesi üzerine Şeyhülislam:

“- Şevketlim, hoşafa buz katmış olsa idik, sulandırması dolayısıyla hoşafın kıvamını bozar ve tadını kaçırırdı, netice itibariyle de efendimiz hazretlerinin takdirlerini kazanamazdık. Bu sebeple biz buzu kâse şeklinde oyarak, hoşafı buza koyduk, demiş.”

DEVAMI VAR....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terbiyeli ayak-paça çorbası tarifi

ekmek

çalkama

üsküp köftesi

evde kestane şekeri nasıl yapılır ?

ege otları kavurması

evde oğlak tandırı

evde yeşil zeytin yapımı