yeni yayın

domates-biber sos tarifi

Resim
Domates- biber sosu;Sos; Latince salsus' tan türemiş Fransızca bir sözcüktür. Soslar mutfağın temel taşlarıdır. Bazen yemeklerin hazırlık aşamalarında, bazen de sunum sırasında kullandığımız lezzet artırıcı katkılar. Zaman zaman da yemeğin albenisini artırmak ve olduğundan şık göstermek için kullanılan bir yöntem. Sıcak ve soğuk olarak kullanılabilen soslar genellikle tek başlarına tüketilmezler. Soslar bazen çok basit karışımlar olabileceği gibi bazen de hazırlanması çok karmaşık ve zahmetli olabilir. Örneğin bir salata sosunu hazırlamak çok kolay ve basitken, dömi glass (demi glace) sos hazırlığı ve yapımı zahmetli ve zaman alıcı olabiliyor. 


Tarihsel bir yaklaşımla baktığımızda soslar önceleri renkleriyle adlandırılmış ve sınıflandırılmış. Bechamel Sauce (beyaz), Veloute Sauce (Sarı), Demi glace (kahverengi), Hollandaise Sauce (tereyağı) gibi. Daha sonraları bu soslara yenileri eklenmiş (Domates Sauce‘u (kırmızı), Mayonez (sarı) v.b.) ve oldukça çeşitlenmiştir. Sonuçta yemek ve…

iftar sofraları ve davetleri 3

iftar sofraları ve davetleri 3

Bugün, iftar sofraları ve davetleri ile ilgili paylaşımlarımızın üçüncüsünü yayınlıyoruz.
Ramazan ayı boyunca, bildiğimiz ve becerebildiğimiz kadarıyla ramazan ve iftar sofrası ritüelleri ve gelenekleri ile ilgili  bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağız. 
Umarız beğenirsiniz.


gulaş çorbası



“Sultan Mahmut devrinin ünlü Şeyhülislamlarından Dürrizade’nin şikemperverliği, ( ŞİKEMPERVER; damak tadına ve boğazına düşkün, lezzetsiz bir yemeği yemek yerine aç
kalmayı tercih eden, yani güncel deyimle "GURME".) pek meşhurmuş.
Padişah, Ramazan ayı içinde bir gün akşama Şeyhülislâmın konağı önünden geçerken padişah birdenbire arabayı durdurmuş ve konağa girmiş.
Padişahın şereflendirdiğini gören Şeyhülislâm padişahı karşılamış ve esasen iftar zamanı da yaklaşmış olduğundan sofralarını şereflendirmesi için padişahtan rica etmiş.
Çorbası, eti, sebzesi yendikten sonra, sofraya altın sahanla pilav ve küçük adi cam kâselerle de hoşaf gelmiş. Çok nefis olan hoşaf da iştahla ile içildikten sonra altın leğen ve ibriklerde eller yıkanmış ve tam sofradan kalkılacağı sırada padişah Şeyhülislama dönerek: “- Efendi, yemeklerinin nefasetine Allah için hayranlıktan başka diyeceğimiz yoktur. Fakat bu arada çözemediğim bir mesele var, şunu bana izah eder misin? Gümüşten aşağı düşmeyen bu zengin ve tantanalı sofra takımlarının arasında o canım hoşafı koyacak güzel kristal bir kase bulamadın da mı o adi cama benzeyen şeylere koydun a efendi!” demesi üzerine Şeyhülislam:

“- Şevketlim, hoşafa buz katmış olsa idik, sulandırması dolayısıyla hoşafın kıvamını bozar ve tadını kaçırırdı, netice itibariyle de efendimiz hazretlerinin takdirlerini kazanamazdık. Bu sebeple biz buzu kâse şeklinde oyarak, hoşafı buza koyduk, demiş.”

DEVAMI VAR....

Yorumlar

bunlar da ilginizi çekebilir

en çok bakılan tarifler

üsküp köftesi

ekmek

reyhan-fesleğen şerbeti

tatlı maya -nohut mayası- nasıl hazırlanır ? tatlı maya ekmek

Terbiyeli ayak-paça çorbası tarifi

evde yeşil zeytin yapımı

çalkama tarifi