yeni tarif

Wiener Schnitzel -Viyana Şinitzel- nasıl yapılır

Resim
Viyana şinitzeli tarifi.  Wiener Schnitzel ;  Wiener schnitzel’in kaynağı, nereden geldiği hangi mutfak kültürüne ait olduğu oldukça tartışmalı bir konu. Şu anda Viyana -Avusturya- mutfağına ait olduğu kabul edilse de Viyana Şinitzel hakkındaki en eski bilgiler bizi orta çağ mutfağına kadar götürüyor.
Dövüldükten sonra ekmek kırıntılarına bulanarak kızartılmak suretiyle pişirilen ve şinitzele benzeyen bir et yemeğine İspanya’da rastlanıyor.O dönemlerde (12. Yüzyıl) İstanbul’daki Yahudi cemaatinin Wiener Schnitzel'e (Viyana şinitzeli) benzeyen bir yemeği bildiği söyleniyor.
Aslı domuz yağı ve tereyağında kızartılarak pişirilen Wiener Schnitzel, bizim inanç ve mutfak kültürümüze uymadığı için sıvı yağla kızartılarak pişirilmekte.  Bir diğer özellik de kızartma esnasında etin tavaya değmeyecek şekilde yağın üstünde yüzmesi yani  deep frying tekniğiyle derin yağda kızartılmasıdır.
Wiener Schnitzel ince dövülmüş dana veya domuz etiyle hazırlansa da zaman içerisinde tavuk ve balık f…

iftar sofraları ve davetleri 3

iftar sofraları ve davetleri 3

Bugün, iftar sofraları ve davetleri ile ilgili paylaşımlarımızın üçüncüsünü yayınlıyoruz.
Ramazan ayı boyunca, bildiğimiz ve becerebildiğimiz kadarıyla ramazan ve iftar sofrası ritüelleri ve gelenekleri ile ilgili  bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağız. 
Umarız beğenirsiniz.


gulaş çorbası



“Sultan Mahmut devrinin ünlü Şeyhülislamlarından Dürrizade’nin şikemperverliği, ( ŞİKEMPERVER; damak tadına ve boğazına düşkün, lezzetsiz bir yemeği yemek yerine aç
kalmayı tercih eden, yani güncel deyimle "GURME".) pek meşhurmuş.
Padişah, Ramazan ayı içinde bir gün akşama Şeyhülislâmın konağı önünden geçerken padişah birdenbire arabayı durdurmuş ve konağa girmiş.
Padişahın şereflendirdiğini gören Şeyhülislâm padişahı karşılamış ve esasen iftar zamanı da yaklaşmış olduğundan sofralarını şereflendirmesi için padişahtan rica etmiş.
Çorbası, eti, sebzesi yendikten sonra, sofraya altın sahanla pilav ve küçük adi cam kâselerle de hoşaf gelmiş. Çok nefis olan hoşaf da iştahla ile içildikten sonra altın leğen ve ibriklerde eller yıkanmış ve tam sofradan kalkılacağı sırada padişah Şeyhülislama dönerek: “- Efendi, yemeklerinin nefasetine Allah için hayranlıktan başka diyeceğimiz yoktur. Fakat bu arada çözemediğim bir mesele var, şunu bana izah eder misin? Gümüşten aşağı düşmeyen bu zengin ve tantanalı sofra takımlarının arasında o canım hoşafı koyacak güzel kristal bir kase bulamadın da mı o adi cama benzeyen şeylere koydun a efendi!” demesi üzerine Şeyhülislam:

“- Şevketlim, hoşafa buz katmış olsa idik, sulandırması dolayısıyla hoşafın kıvamını bozar ve tadını kaçırırdı, netice itibariyle de efendimiz hazretlerinin takdirlerini kazanamazdık. Bu sebeple biz buzu kâse şeklinde oyarak, hoşafı buza koyduk, demiş.”

DEVAMI VAR....

Yorumlar

daha fazlasını google'dan ARA

en çok bakılan tarifler

ekmek

üsküp köftesi

dondurucuda bamya nasıl saklanır

evde kestane şekeri nasıl yapılır ?

çalkama tarifi

kolay kestane şekeri tarifi

eriste çorbası - yesil mercimekli

Terbiyeli ayak-paça çorbası tarifi

evde yeşil zeytin yapımı