yeni tarif

gambilya favası

Resim
Gambilya favası tarifi;  Gambilya; yabani bakla. Gambili, kombili veya kombilya şeklinde telaffuz edenlere de rastlayabilirsiniz. Sadece Kuşadası, Söke, Milas ve Bodrum taraflarında biliniyor. Görünümü sarı mercimeğe çok benzeyen ve baklayla mercimek arası bir tadı olan bir cins yabani bakla. Ama favası mükemmel oluyor.
Hatta asıl favanın sadece gambilyadan yapıldığını iddia edenler bile var. Gambilyaya Bodrum baklası, favasına da Bodrum favası da deniyor. Üzerinde bol kıyılmış dereotu ve küçük küçük doğranmış kırmızı soğan ile servis edilenine de tekmil fava deniyor.

Malzemeler 4 kişilik
250 gr gambilya (yabani bakla) 1 adet orta boy kuru soğan 200 ml sızma zeytinyağı 500 ml su 3-4 sap kıyılmış dereotu Yeteri kadar tuz
Gambilya favası yapılışı Gambilyayı tencereye koyunuz. Dört bardak suyu ekleyiniz. Kuru soğanı gelişi güzel iri iri doğrayınız ve tencereye ilave ediniz. Gambilyalar kolayca püre haline getirilebilecek kadar haşlayınız. Haşlama işlemi bitince tuzunu atarak soğumaya bırakınız. H…

iftar sofraları ve davetleri 3

iftar sofraları ve davetleri 3

Bugün, iftar sofraları ve davetleri ile ilgili paylaşımlarımızın üçüncüsünü yayınlıyoruz.
Ramazan ayı boyunca, bildiğimiz ve becerebildiğimiz kadarıyla ramazan ve iftar sofrası ritüelleri ve gelenekleri ile ilgili  bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağız. 
Umarız beğenirsiniz.


gulaş çorbası



“Sultan Mahmut devrinin ünlü Şeyhülislamlarından Dürrizade’nin şikemperverliği, ( ŞİKEMPERVER; damak tadına ve boğazına düşkün, lezzetsiz bir yemeği yemek yerine aç
kalmayı tercih eden, yani güncel deyimle "GURME".) pek meşhurmuş.
Padişah, Ramazan ayı içinde bir gün akşama Şeyhülislâmın konağı önünden geçerken padişah birdenbire arabayı durdurmuş ve konağa girmiş.
Padişahın şereflendirdiğini gören Şeyhülislâm padişahı karşılamış ve esasen iftar zamanı da yaklaşmış olduğundan sofralarını şereflendirmesi için padişahtan rica etmiş.
Çorbası, eti, sebzesi yendikten sonra, sofraya altın sahanla pilav ve küçük adi cam kâselerle de hoşaf gelmiş. Çok nefis olan hoşaf da iştahla ile içildikten sonra altın leğen ve ibriklerde eller yıkanmış ve tam sofradan kalkılacağı sırada padişah Şeyhülislama dönerek: “- Efendi, yemeklerinin nefasetine Allah için hayranlıktan başka diyeceğimiz yoktur. Fakat bu arada çözemediğim bir mesele var, şunu bana izah eder misin? Gümüşten aşağı düşmeyen bu zengin ve tantanalı sofra takımlarının arasında o canım hoşafı koyacak güzel kristal bir kase bulamadın da mı o adi cama benzeyen şeylere koydun a efendi!” demesi üzerine Şeyhülislam:

“- Şevketlim, hoşafa buz katmış olsa idik, sulandırması dolayısıyla hoşafın kıvamını bozar ve tadını kaçırırdı, netice itibariyle de efendimiz hazretlerinin takdirlerini kazanamazdık. Bu sebeple biz buzu kâse şeklinde oyarak, hoşafı buza koyduk, demiş.”

DEVAMI VAR....

Yorumlar

daha fazlasını google'dan ARA

en çok bakılan tarifler

ekmek

dondurucuda bamya nasıl saklanır

üsküp köftesi

evde kestane şekeri nasıl yapılır ?

çalkama tarifi

kolay kestane şekeri tarifi

Terbiyeli ayak-paça çorbası tarifi

eriste çorbası - yesil mercimekli

evde yeşil zeytin yapımı